Project FactoryBir projede yaygınlaştırma dendiğinde birçok kişinin aklına ilk olarak poster, broşür, sosyal medya paylaşımı ya da kapanış toplantısı gelir. Bunlar elbette işe yarayabilir. Ama tek başına bunlar yaygınlaştırma değildir. Yaygınlaştırma, projenin ürettiği bilginin, aracın, yöntemin, deneyimin veya sonucun proje ekibinin dışına taşınmasıdır. Yani burada asıl soru şudur: "Bu proje sonunda ortaya çıkan hangi değer, kim için faydalı olacak ve bunu onlara nasıl ulaştıracağız?"
Buradaki ilk önemli beceri, yaygınlaştırmayı "faaliyet" olarak değil "amaçlı aktarım" olarak görmektir. Bir fotoğraf paylaşmak kolaydır. Ama o paylaşım hedef kitleye hiçbir anlamlı çıktı ulaştırmıyorsa, yaygınlaştırma zayıf kalır. Bu yüzden proje yazarken ya da yürütürken önce şu soruyu sormak gerekir: "Bizim projemizde paylaşmaya değer olan şey tam olarak nedir?" Bu bir eğitim modülü olabilir, bir rehber olabilir, bir yöntem olabilir, bir pilot uygulama sonucu olabilir ya da iyi işleyen bir iş birliği modeli olabilir.
Burada sık karıştırılan ikinci konu görünürlük ile yaygınlaştırma arasındaki farktır. Görünürlük, projenin var olduğunu göstermektir. Yaygınlaştırma ise projenin ürettiği sonucu başkalarının kullanabileceği biçimde dolaşıma sokmaktır. Örneğin bir belediye Erasmus+ kapsamında gençlerle dijital katılım atölyeleri yürüttü diyelim. Proje sonunda sadece "faaliyet yaptık, 40 genç katıldı" diye paylaşım yapmak görünürlüktür. Ama atölyelerde kullanılan araç setini, uygulama akışını ve öğrenilen dersleri başka belediyelerle paylaşmak yaygınlaştırmadır. Birinde proje duyurulur, diğerinde proje çıktısı dolaşıma girer.
İyi bir yaygınlaştırma yaklaşımı, proje daha başlarken düşünülür. Çünkü yaygınlaştırma, sona bırakıldığında genellikle yüzeysel kalır. Proje ekibi son haftalarda aceleyle birkaç görsel hazırlar, bir kapanış etkinliği yapar ve "yaygınlaştırma tamamlandı" diye düşünür. Oysa yaygınlaştırma projenin sonuna eklenen bir süs değil, proje mantığının bir parçasıdır. Eğer baştan planlanırsa, her faaliyet sırasında hangi verinin toplanacağı, hangi hikâyenin kaydedileceği, hangi çıktının paylaşılabilir hale getirileceği daha net olur.
Ham çıktılar çoğu zaman yeterli değildir. Bir pilot uygulama yaptınız; bunun ham hali yaygınlaştırma için yeterli olmayabilir. Ama bunu kısa rehbere, vaka notuna, kontrol listesine, kısa videoya, öğretici infografiğe ya da karar ağacına dönüştürdüğünüzde yaygınlaştırılabilir hale gelir. Yani sonuç üretmek başka şeydir; sonucu paylaşılabilir ve uygulanabilir forma sokmak başka şeydir.
Kendi projeniz açısından şimdi şu soruları yazılı olarak cevaplamaya başlayın: Projemde ortaya çıkacak en değerli sonuç nedir? Bu sonuç kimlerin işine yarar? Bu sonucu hangi formatta paylaşılır hale getirebilirim? Bu üç soruya net cevap verdiğiniz anda yaygınlaştırma çalışmanızın temeli atılmış olur.